İzleyiciler

Contact : Our address for all requests , proposal and complaints;

kuvvedenfiile@gmail.com

Bu Blogda Ara

17 Haziran 2009 Çarşamba

Lhasa De Sela - La Llorona & The Living Road & Lhasa 2009 [3 Album]

La Llorona
01. De Cara a La Pared
02. La Celestina
03. El Desierto
04. Por Eso Me Quedo
05. El Payande
06. Los Peces
07. Floricanto
08. Desdeñosa
09. El Pájaro
10. Mi Vanidad
11. El Arbol del Olvido


The Living Road

01. Con Toda Palabra
02. La Marйe Huate
03. Anywhere On This Road
04. Abro La Ventana
05. J'arrive A La Ville
06. La Frontera
07. La Confession
08. Small Song
09. My Name
10. Pa' Llegar A Tu Lado
11. Para el Fin Del Mundo O El Aсo Nuevo
12. Soon This Space Will Be Too Smalls
Lhasa

01. Is Anything Wrong
02. Rising
03. Love Came Here
04. What Kind Of Heart
05. Bells
06. Fools Gold
07. A Fish On Land
08. Where Do You Go
09. The Lonely Spider
10. 1001 Nights
11. Im Going In
12. Anyone And Everyone

☺☺☺

Lhasa De Sela Hakkında :
------------------------------
Meksikalı ve Yahudi – Amerikalı atalarından miras kanı damarlarında dolaşan Lhasa, New York doğumlu. Bu büyük şehrin Big Indian bölgesinde doğan Lhasa, geleneksel yapıdan hayli uzak olan ailesinin aynı yerde fazla kalmama ve “hayat seni nereye götürürse oraya git” prensibi dolayısıyla buradan kısa süre içinde ayrılmış. Okul otobüsünden bozma araçlarıyla ABD ve Meksika sınırları içinde yer alan çeşitli yerleri gezip durmuşlar. Aslen yazar ve öğretmen olan babası, inşaat işçiliğinden meyve toplayıcılığına kadar her türlü işi yapıyormuş. Annesi ise fotoğrafçıymış. Ebeveynleri ve kardeşleri ile birlikte yaptığı bu yolculuklar, Lhasa'nın geniş hayal dünyasını besleyen deneyimler olmuş. Babasının seçtiği Amerika ve Meksika yerel şarkıları, Latin, Arap, Doğu Avrupa ve Asya müzikleri de ileride çizeceği yolun kapılarını açmış diyebiliriz.
Şarkı söylemeye, on üç yaşındayken San Fransisco'da bir Yunan kafesinde başlamış. Düşük tempolu Billie Holliday şarkıları ve Meksika ezgileriymiş tercihi. Kendi sesinin gücünü ve şarkı söylemenin onda uyandırdığı yoğun duyguları burada keşfetmiş.
19 yaşına geldiğinde yolu biraz kuzeye, Kanada'ya kaymış. Gitaristi ve yapımcısı Yves Desrosiers ile burada tanışmışlar. Beş sene boyunca birlikte Montreal'de çeşitli barlarda canlı performanslar sunmuşlar. Buralarda edindiği deneyim, onu 1998 tarihli ilk albümü “La Llorona”yı çıkarmaya kadar götürmüş. Aztek mitolojisinde yer alan bir denizkızı karakteri çevresinde şekillenen, geleneksel Meksika müziğinden alternatif rock'a kadar çok çeşitli tınıları sentezlediği bu albüm, Lhasa'ya hak ettiği ün ve başarıyı getirmiş. Bu gizemli ses, yürek burkan melodiler ve ilginç hikâye, dünyanın pek çok yerinde ilgi çekmiş ve albüm tahminlerden çok fazla satmış, platin plak derecesine ulaşmış. Felix Award'da ve Juno Award'da "En İyi Evrensel Müzik Sanatçısı" olarak ödüllendirilmesi de cabası!
Birkaç yıl boyunca grubu ile birlikte Avrupa ve Kuzey Amerika'da turnelere çıkan Lhasa'nın seyircisiyle iletişimi ve sahne performansı da eşsizmiş. Gelin görün ki bu turlar sonrasında enteresan bir karar almış Lhasa: Müziği bırakmak ve Fransa'daki üç kız kardeşinin yanına giderek sirkte çalışmak! Çocukluk rüyası olduğunu söylediği bu işi, 1999 yazında "Pocheros" isimli bir şov düzenleyerek hayata geçirmişler ve hep birlikte bir tura çıkmışlar.
Tabii ki kanına müziğin bu kadar derinden işlediği biri için müziği bırakmak, bunu söylemek kadar kolay olamaz. Durum bu olduğu için Lhasa tekrar şarkı yazmaya başlamaktan kendini alamamış. Tindersticks'in "Waiting for the Moon" albümüne bir düetle konuk olmuş. Bir süre sonra Kanada'da eski bir liman kenti olan Marseille'ye gitmiş ve yeni şarkıları için çalışmaya başlamış. 2002'de Montreal'e dönerek, ilk albümünde birlikte çalıştığı François Lalonde ve Jean Massicotte ile buluşmuş ve ikinci albümü "The Living Road"u 2003'te çıkarmışlar. Bu albüm, hayatı yola benzetme kavramı etrafında şekillenmiş. Nereye giderse gitsin kendini evinde hissetmesini sağlayan güce adamış şarkılarını. Çocukluk ve gençliği göçebe kıvamında süren bir insan için doğal bir sonuç değil mi?
Bu arada ilk albüm, içindeki şarkılar İspanyolcaya çevrilerek yeniden raflardaki yerini almış. İkinci albümünde İngilizce’nin yanısıra Fransızca ve İspanyolca şarkılar olması da onun evrensel müzisyen kimliğini güçlendiriyor zaten. Bir yanda çekingen ve sakin bir yanda cömert ve bilge bir tavır taşıdığı konser performanslarında hemen belli olan Lhasa, seyircisi ile bir bütün olabilmeyi başaran sanatçılardan. Şarkılarının her birinin kendi başına bir öyküsü var ve dahası, Lhasa bunları konserlerinde kendine özgü tatlılığıyla anlatıyor izleyicilere. Gittiği ülkenin dilini öğreniyor bir parça, oranın geleneksel enstrümanlarına ilgi gösteriyor, yeri geliyor bunları konserlerine malzeme ediyor. 2005'teki caz festivali kapsamında düzenlenen İstanbul konserinde de bunların tadını aldı Lhasa severler.
Evet, şarkıları genellikle acılı, melankolik, dramatik ama asla mızmız, insanı süründüren tipte değil. Tam tersine umutlu, heyecanlı, tutkulu ve içten. Hangi türe sokacağınızı bilemediğiniz, dünyanın hangi parçasına ait olduğunu kestiremediğiniz, Küba'dan da gelmiş olabilir Balkanlar’dan da, Fransa kökenli de olabilir Ortadoğu da diye düşünebileceğiniz şarkıları müziğine daha bir zenginlik ve renk katıyor. Müziğini bir kategoriye sokamıyorsunuz ama önemli olan şu ki kendinizi çok iyi hissediyorsunuz.
Lhasa'nın sesi genizden geliyor ama yumuşak ve kadife gibi, kısık ama güçlü de bir yandan. Söylediği her dili anlam ve aksan olarak iyice kavramış. Müziğin ona her zaman ilham verdiğini, onu yalnızlıktan kurtardığını ve diğer insanlar tarafından derin bir düzeyde anlaşıldığını hissettirdiğini söylüyor.
Lübnan'da yaşanan acıyı derinden paylaşan ve ülke halkına bir nebze olsun yardım edebilmek ve ümit verebilmek için yardım konseri düzenleyen Lhasa'nın sınır tanımayan kişiliği, sesine ve yazdığı sözlere de yansıyor, onları zamansız ve mekânsız kılıyor. Eski Fransız şansonlarından İspanyol kökenli flamenkoya uzanıyor şarkılarının ritimleri. Hayatta aslında hiçbir şeyin kendini tekrar etmediği, onu bir yerden sadece tek kez geçtiğiniz bir yol olarak düşünür ve yaşarsanız nasıl özgür kalabileceğiniz ve hiçbir şeyin aslında sıradan olmadığı felsefesi üzerine müzik yapan Lhasa, yeni şeyler denemeye açık müzikseverler için eşsiz bir kaynak.

☺☺☺

Download - La Llorona

Download - The Living Road

Download - Lhasa(2009)

Şifre/Pass: birruyaicinagit

8 yorum:

no pasaran ! dedi ki...

güzel bir ses ..müziği de hoş

Hasan Tayyar Beşik dedi ki...

güzeldir. ilk albümünü dinlemiştim. rahat bir ses.

pialektron dedi ki...

paylaşım için teşekkürler...Böyle bir sesin aramızdan ayrılmış olması ise hüzün verici...

Sally Zucco dedi ki...

huzur içinde yat lhasa. sesiyle ağlayan kadın..

Alya Mey dedi ki...

Ama neden linkler "error" veriyor?

BirRüyaİçinAğıt dedi ki...

Lhasa, albüm Linkleri yenilenmiştir.

Alya Mey dedi ki...

ÇOKK TEŞEKKÜR EDERİM :)

Alya Mey dedi ki...

Işıklar içinde uyu Lhasa..